İçsel Tanık İşareti
The Inner Witness Mark, dış dünyayı denetleyen, koruyan ya da yönlendiren sembollerden tamamen farklı olarak, insanın kendi zihninde olup biteni yargılamadan izleyebildiği o nadir bilincin işaretidir ve bu yönüyle güç üretmez, etki yaratmaz ya da sonuç doğurmaz; yalnızca olanı olduğu haliyle fark eden, müdahale etmeyen ama asla uyumayan bir iç tanığı temsil eder. Bu sembolün merkezinde yer alan göz, klasik ezoterik anlamda “her şeyi gören” bir varlığa işaret etmez; aksine bu göz, düşüncenin doğduğu anı, duygunun şekillenmeden önceki halini ve kararın henüz dile dönüşmediği o kırılgan eşiği izleyen sessiz bir bilinç katmanını simgeler, yani bakış dışarıya değil, doğrudan zihnin kendi içine yönelmiştir. The Inner Witness Mark’in en ayırt edici yönü, onu taşıyan ya da onunla karşılaşan kişinin aktif bir şey yapmasını istememesidir; bu sembol çağırılmaz, kullanılmaz, yönlendirmez, aksine kişinin zaten fark etmeye başladığı bir iç durumu tespit eder, sanki “buraya kadar geldin” diyen sessiz...