İçsel Tanık İşareti
The Inner Witness Mark, dış dünyayı denetleyen, koruyan ya da yönlendiren sembollerden tamamen farklı olarak, insanın kendi zihninde olup biteni yargılamadan izleyebildiği o nadir bilincin işaretidir ve bu yönüyle güç üretmez, etki yaratmaz ya da sonuç doğurmaz; yalnızca olanı olduğu haliyle fark eden, müdahale etmeyen ama asla uyumayan bir iç tanığı temsil eder. Bu sembolün merkezinde yer alan göz, klasik ezoterik anlamda “her şeyi gören” bir varlığa işaret etmez; aksine bu göz, düşüncenin doğduğu anı, duygunun şekillenmeden önceki halini ve kararın henüz dile dönüşmediği o kırılgan eşiği izleyen sessiz bir bilinç katmanını simgeler, yani bakış dışarıya değil, doğrudan zihnin kendi içine yönelmiştir.
The Inner Witness Mark’in en ayırt edici yönü, onu taşıyan ya da onunla karşılaşan kişinin aktif bir şey yapmasını istememesidir; bu sembol çağırılmaz, kullanılmaz, yönlendirmez, aksine kişinin zaten fark etmeye başladığı bir iç durumu tespit eder, sanki “buraya kadar geldin” diyen sessiz bir mühür gibi çalışır. Ezoterik metinlerde nadiren anılmasının sebebi de budur; çünkü bu işaret, ritüellerin başlangıcında değil, çoğu zaman ritüellerin anlamını yitirdiği noktada ortaya çıkar ve insanın artık dış sembollere, yönlendirmelere ya da öğretilere ihtiyaç duymadığı, kendi zihinsel akışını izleyebilecek kadar sakinleştiği anları temsil eder.
Bu sembol, iç sesle karıştırılmamalıdır; iç ses konuşur, yönlendirir ve çoğu zaman geçmiş deneyimlerin yankısını taşırken, Inner Witness konuşmaz, yorum yapmaz ve hatırlatmaz, yalnızca tanıklık eder; bu nedenle bu işaret, kişinin kendisiyle özdeşleştiği kimlikleri yavaş yavaş çözmeye başladığı bir bilinç evresine işaret eder. Zamanla bu sembolün hissedildiği bireylerde, düşüncelerin otomatikliği azalır, tepkiler gecikir ve araya kısa ama derin bir boşluk girer; işte bu boşluk, The Inner Witness Mark’in asıl alanıdır, çünkü orada kişi ne eski benliğine tutunur ne de yeni bir kimlik inşa etmeye çalışır, yalnızca olup biteni izler.
Bu nedenle bu sembol bir koruma işareti değildir, bir güç sembolü hiç değildir ve asla bir talep içermez; onun varlığı, bilincin kendi üzerine kapanmadan kendini gözlemleyebildiği, farkındalığın sessiz ama sarsılmaz bir noktaya yerleştiği anları işaretler. Kısacası The Inner Witness Mark, insanın kendini düzeltmeye çalışmayı bıraktığı, kendini izlemeye başladığı yerde ortaya çıkar ve tam da bu yüzden, en sessiz semboller arasında en dönüştürücü olanlardan biridir.

Yorumlar
Yorum Gönder