Kırık Yay: Gücün Sessizce Geri Çekildiği An
Türk sembol dünyasında çoğu işaret, dışa doğru taşan bir kudreti, göğe uzanan bir iradeyi ya da dünyaya hükmetme arzusunu temsil ederken, Kırık Yay sessizliği seçen, geri adımı zayıflık değil bilinç olarak tanımlayan nadir sembollerden biridir; çünkü bu işarette mesele okun fırlatılması değil, okun neden henüz bırakılmadığıdır. Yay, kadim Türk düşüncesinde yalnızca bir silah ya da av aracı olarak değil, insanın kaderle kurduğu gerilim hattı olarak görülür; iki ucu arasında sıkışan ip, niyet ile sonuç arasındaki mesafeyi temsil ederken, yayı tutan el iradeyi, hedef ise yazgıyı simgeler ve tam da bu yüzden yay kırıldığında ya da bilerek yarım bırakıldığında, sembol bize gücün kaybolduğunu değil, bilinçli olarak içe çekildiğini anlatır. Kırık Yay’da tamamlanmamışlık bir eksiklik değildir; aksine bu eksik parça, sembolün asıl merkezidir, çünkü Türk kozmolojisinde boşluk yokluk anlamına gelmez, potansiyelin saklandığı alan olarak kabul edilir ve yayın kapanmayan formu, kaderin henüz mühürle...